Neden yöneticilerin beşte biri olumsuz geri bildirimi hiç vermiyor?
Her beş yöneticiden biri, ekibindeki birine “bunu farklı yapman gerekiyor” demek yerine sessiz kalmayı seçiyor. Sebep tembellik değil; gerçek bir kaygı.

Jack Zenger ve Joseph Folkman’ın Harvard Business Review’da yayımlanan araştırmasının sonucu çarpıcı. 7.631 kişilik ankette katılımcıların %44’ü olumsuz geri bildirim vermeyi stresli ya da zor buluyor. 7.808 kişinin katıldığı ayrı bir öz değerlendirmede ise %21’i olumsuz geri bildirimden tamamen kaçındığını kabul ediyor.1
- olumsuz geri bildirim vermeyi stresli ya da zor buluyor
- %44
- olumsuz geri bildirimden tamamen kaçındığını kabul ediyor
- %21
- olumlu geri bildirimi de vermediğini kabul ediyor
- %37
Uykusuz gece, terleyen eller
Neden? Yazarlar, geri bildirim üzerine konuştukları yöneticilerden hep benzer cümleler duyduklarını anlatıyor:
“Önceki gece uyuyamadım.” “Ellerim terliyordu, gergindim.” “Bir an önce bitsin istedim.”
Bu tembellikten değil, gerçek bir kaygıdan kaynaklanıyor. İngiltere’de 2.000 kişiyle yapılan bir araştırmada zor bir konuşmaya dair en yaygın korku tam da bu çıkıyor: katılımcıların %43’ü için en büyük korku, karşı tarafın nasıl tepki vereceğini bilmemek.2
Bu belirsizlik, o anı yaşamadan önce zihinde defalarca prova etmeyi gerektiriyor. Ama çoğu yönetici bu konuşmayı ilk kez gerçek çalışanıyla, gerçek sonuçlarla deniyor.
Kaçınılan şey yalnızca eleştiri değil
Aynı araştırmanın asıl şaşırtıcı bulgusu başka: öz değerlendirmeye katılanların %37’si olumlu geri bildirimi de vermediğini kabul ediyor. Olumsuz geri bildirimden kaçınanlardan bile fazla. Yani pek çok yönetici için kaçınılan şey eleştiri değil, geri bildirimin kendisi.1
Oysa ekipler bir yöneticinin geri bildirimini değerlendirirken en çok onun takdir etmeye ne kadar istekli olduğuna bakıyor. Zenger ve Folkman, 328 yöneticinin öz değerlendirmesini 360 derece değerlendirme sonuçlarıyla karşılaştırdığında şunu gördü: bir yöneticiye “dürüst geri bildirimi yardımcı olacak biçimde veriyor” diyenleri en çok etkileyen şey, onun olumlu geri bildirim vermekteki rahatlığıydı.1

İyi geri bildirimin üç alışkanlığı
Somut olun.
“Güzel iş” yerine neyin iyi gittiğini söyleyin. Kısa olabilir; yeter ki genel bir laf olmasın.
Zamanında söyleyin.
Takdir en çok, hak edildiği andan kısa süre sonra geldiğinde işe yarar.
Önce onların tarafında olun.
İnsanlar başarılı olmalarını istediğinizi bildiğinde, eleştiri hem sizin için daha az stresli hem onlar için daha etkili olur.1
Sahneye çıkmadan önce
Atlas Talks tam bu boşluk için var: gerçek görüşmeye girmeden önce o zor konuşmayı yapay zekâ destekli bir karakterle sesli olarak prova edersiniz. Karşı tarafın nasıl tepki verebileceğini, hangi cümlenin işe yarayıp hangisinin geri teptiğini güvenli bir ortamda deneyimlersiniz. Sahne provası yapmadan sahneye çıkan bir oyuncu gibi olmak zorunda değilsiniz.
Geri bildirim vermek bir yetenek değil, bir beceri. Her beceri gibi pratikle gelişir.
Kaynaklar
- Harvard Business Review, “Why Do So Many Managers Avoid Giving Praise?”, 2 Mayıs 2017hbr.org/2017/05/why-do-so-many-managers-avoid-giving-praise
- Chartered Management Institute, “The best strategies for difficult workplace conversations”, 29 Temmuz 2015managers.org.uk/knowledge-and-insights/article/the-best-strategies-for-difficult-workplace-conversations
