Çalışanların %80’i zor konuşmalar için hiç eğitim almadı
Bir yöneticiyi terfi ettirdiğinizde ona bütçe yönetmeyi, takvim tutmayı öğretiyorsunuz. “İşten çıkarma görüşmesi nasıl yapılır” sorusunda ise çoğu zaman kendi başına kalıyor.

İngiltere merkezli Chartered Management Institute’un (CMI) 2.000 kişiyle yaptığı araştırma, zor konuşmaların iş hayatında ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Buna rağmen katılımcıların %80’i bu konuşmalarla nasıl başa çıkacakları konusunda hiçbir resmî eğitim almadığını söylüyor.1
CMI’ın YouGov’la yaptığı daha yeni bir araştırma da benzer bir tablo çiziyor: yöneticiliğe geçenlerin %82’si hiçbir resmî yönetim ya da liderlik eğitimi almamış. CMI bu kişilere “kazara yöneticiler” diyor.2
- zor konuşmalar için hiçbir resmî eğitim almamış
- %80
- yöneticiliğe hiçbir yönetim eğitimi almadan geçmiş
- %82
Eğitim yoksa ne oluyor?
Sonuç ortada. Aynı CMI araştırmasına göre katılımcıların %57’si zor bir konuşmadan kaçmak için neredeyse her şeyi yapacağını, %52’si ise konuşmak yerine işteki olumsuz durumla yaşamayı tercih edeceğini söylüyor.1
Konuşmaya girenler için de tablo parlak değil: kıdemli yöneticilerin %43’ü böyle bir konuşmada öfkelenip sesini yükselttiğini, %40’ı ise paniğe kapılıp yalan söylediğini itiraf ediyor.1
- zor bir konuşmadan kaçmak için neredeyse her şeyi yapar
- %57
- kıdemli yöneticilerden: öfkelenip sesini yükseltmiş
- %43
- kıdemli yöneticilerden: paniğe kapılıp yalan söylemiş
- %40
En çok neden korkuyoruz?
CMI katılımcılara zor bir konuşmada onları en çok neyin korkuttuğunu da sormuş. İlk sırada, karşı tarafın nasıl tepki vereceğini bilmemek var.1
- Karşı tarafın nasıl tepki vereceğini bilmemek%43
- Derdini açıkça anlatamamak%31
- Bir çatışmanın ortasında kalmak%29
- Kendi duygularına yenik düşmek%29
- Karşı tarafın üzülmesi ya da duygusallaşması%21
Listenin dikkat çeken yanı şu: beş korkunun beşi de bilgiyle değil, konuşmanın kendisiyle ilgili. Ne söyleyeceğinizi bilmek yetmiyor; o anı yaşamadan bu korkular azalmıyor.
Bunlar kötü niyetli insanlar değil. Sadece hiç prova etme fırsatı bulamamış insanlar. “Sürekli geç kalan birine ne söylenir” gibi sorularda yönetici çoğu zaman ilk denemesini gerçek bir çalışanla yapıyor.

CMI’ın dört önerisi
CMI, yöneticilere İngilizcede TALK kısaltmasıyla hatırlanan dört öneri veriyor:1
Konuşmaya bakışınızı değiştirin.
Ona baştan “zor” etiketini yapıştırmayın. Konu çetrefilli olabilir; çözüm ve seçenek önererek yapıcı bir sonuca odaklanın.
Açık ve tarafsız konuşun.
Sade, net ve yargısız bir dil kullanın; somut örneklere ve olgulara dayanın.
Dinleyin.
Karşınızdakinin ne dediğini gerçekten duyun; onun bakışını önemsediğinizi gösterin.
Kişiye değil konuya odaklanın.
Konuşulan, bir davranış ya da bir durumdur; karşınızdaki insanın kendisi değil.
Bu dört öneriyi okumak kolay. Zor olan, kalbiniz hızlanmışken ve karşınızdaki savunmaya geçmişken onları hatırlamak.
Yanlış cümlenin bedeli olmayan bir yer
Atlas Talks bu boşluğu doldurmak için var: gerçek bir çalışanla karşılaşmadan önce benzer bir senaryoyu güvenli bir ortamda yaşarsınız. Yanlış cümle kurduğunuzda kimse işten çıkmıyor, kimse dava açmıyor. Sadece bir sonraki denemenizde daha hazırlıklı oluyorsunuz.
Kaynaklar
- Chartered Management Institute, “The best strategies for difficult workplace conversations”, 29 Temmuz 2015managers.org.uk/knowledge-and-insights/article/the-best-strategies-for-difficult-workplace-conversations
- Chartered Management Institute, “Taking responsibility: why UK plc needs better managers”, Ekim 2023managers.org.uk/knowledge-and-insights/research/better-management-report-take-responsibility-take-action
